Ercümend Özkan Sitesi - İlay-ı Kelimetullah uğruna istikrarlı ve tavizsiz bir mücadele

Dinamit Programları

Dinamit Programi Kanal DDinamit Programi Kanal 6
Buradasınız:Ana Sayfa arrow Ercümend Özkan Özel Sayı arrow Görüşler arrow Bir Ölüm Haberi
  • Decrease font size
  • Default font size
  • Increase font size
  • default color
  • green color
  • blue color
Bir Ölüm Haberi PDF Yazdır E-posta
Yazar Semra-Ayhan EGİNLİGİL   

O, ak alnıyla Rabb'ine kavuştu.

Vakit öğleye doğru, fax çalıyor. Makinadan çıkan iki satırlık yazı: "Ercümend Ağabey'in ölümü bizi derinden sarstı. Hepimizin başı sağolsun". Ne! Bir yanlışlık mı var? İnşallah doğru değildir inanamam, herhalde şaka... derken bu kez telefon. Eyvah, galiba haberi doğrulayacaklar. "Açmasam mı?" diye düşünürken elim telefonda. Hollanda'dan bir arkadaş, ağlıyor... Haberi doğruluyor. Demek öyle. Odanın ortasında öylesine bomboş dikiliyorum. Boğazıma koca bir düğüm tıkanıyor. Sonra hıçkırıklar. Neden ağlıyorum. Bir ölümün arkasından neden ağlanır. Ölenin eksikliğine, gençse gençliğine, geride bıraktıklarına, yaşama doyamadığına, günahlarına... Ama ben bunların hiçbirisine ağlamıyorum. Çünkü O Rabbinin huzuruna, Rabbinin ondan istediği şekilde vardı. O halde ben bir ölünün arkasından ağlamıyorum. Öksüzlüğüme ağlıyorum. En değerli gıdayı almama vesile olan, beni Kur'an'la besleyen, büyüten insanı yitirişime ağlıyorum O öldü diye değil zira "Allah yolunda ölen veya öldürülenler ölü değil diridirler".

O, ak alnıyla Rabbine kavuştu.
...

Ercümend Özkan

Bir insanı düşündüğünüzde, adı geçtiğinde, ondan bahsedildiğinde, siz farkında bile olmadan, o insana yakışan, onu anlatan, tanımlayan sözcükler, sıfatlar belleğinizden fırlayıp yan yana diziliverirler. "Ercümend Özkan" denildiğinde ise benim belleğimden hiç düşünmeden şu sözcük akıyor: Kur'an. Onu ilk tanıdığımda, "ne kadar bilinçli, bilgili ve yetenekli bir insan" demiştim. Yakaladığı, kavradığı doğrulan anlatmayı çok iyi başarıyordu. Üstelik hiç kabarmadan, büyüklenmeden ama mertçe. Bürosundaydık. Aynı anda hem benimle konuşuyor, hem radyodaki haberleri dinliyor, hem önündeki gazeteleri karıştırıyor, hem de sık sık çalan telefonlara cevap veriyordu. İçeriye sık sık girip çıkanlar da cabası. Şaşırmıştım. İlk bakışta sert gibi görünen ya pısının altında aynı zamanda yumuşak bir kalp, hoş bir espiri anlayışı, mütevazilik vardı. İnsanlara yaklaşmayı, onları etkilemeyi iyi biliyordu. Kabiliyetliydi. Yaşamını, insanların yanlışlardan arınmaları, Kur'an'a sarılmaları, hurafelerden kurtulmaları yolunda kullandı. Duvarları yıktı. Kapıları açtı. Kur'an'la yaşadı, Kur'an'ı yaşadı. Elinde, dilinde, kalbinde, işinde, aşında, herşeyinde Kur'an vardı. Tek ölçüsü Kur'an ve Rasu1ullah'dı. Doğru olarak bunu bildi bunu okudu. Rasulullah'ın çizgisini hiç şaşmadan dosdoğru takib etti. O bir dava adamıydı ve davasını ona yakışır şekilde mertçe güttü. Doğrularından şaşmadı. Ödünsüzdü. Tuttuğu yol, emindi doğruydu ve bu yolda asla ödün vermedi. Tavizsizdi. Kur'an'a ters düşen en küçük bir yanlışa, hataya, davranışa bile karşı çıktı, savaş açtı. İnancından asla geriye dönmedi. Rahat koltuğunda da, masasının başında da, mahkeme salonlarında da, hapishane koğuşlarında da, hep güzel davasını savundu. Yıllardır yanıbaşından ayrılmayan amansız hastalığı sebebiyle kelle koltukta uğraştı, didindi, yılmadı. Rahatsızım, yorgunum demeden, uzakyakın dinlemeden her çağrıldığı yere gitti. İnsanlara ulaştı. Onları, Kur'an'1a yakınlaşmaya davet etti. Ve bu yolda, ona yakışır şekilde Hakk'ın Rahmetine kavuştu.

Ercümend Özkan deyince aklıma bir de, dilinden hiç düşürmediği ayet geliyor: "İnnalillahi ve inna ileyhi raciun".

Canını, adadığın yolda Allah senden de, senin gibi, O'nun yolunda koşanlardan da razı olsun Ercümend Özkan.


Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
eksi not | artı not

busy
 
< Önceki   Sonraki >