Ercümend Özkan Sitesi - İlay-ı Kelimetullah uğruna istikrarlı ve tavizsiz bir mücadele

Dinamit Programları

Dinamit Programi Kanal DDinamit Programi Kanal 6
Buradasınız:Ana Sayfa arrow Ercümend Özkan Özel Sayı arrow Görüşler arrow Ercümend Özkan (r.a.) Fakih Ve Mücahid Birisiydi
  • Decrease font size
  • Default font size
  • Increase font size
  • default color
  • green color
  • blue color
Ercümend Özkan (r.a.) Fakih Ve Mücahid Birisiydi PDF Yazdır E-posta
Yazar Recep Aykan   

Ercümend Bey üzerine benim de birşeyler yazmama fırsat verdikleri için İktibas Dergisi yetkililerine teşekkür eder ve buna çok sevindiğimi belirtirim.

Ercümend Bey'le tanışmamız çok eskilere uzanmaz. Biz Almanya'da büyüyen ikinci nesil olduğumuzdan onu beş yıl önce Türkiye'den Almanya'ya yeni gelmiş kardeşlerin vasıtasıyla gıyaben tanıdık. Az zaman sonra bizzat tanışmak nasip oldu. O günlerde Almanya'ya yaptığı seyahatte, onu bulunduğu şehirden kendi arabamla almış ve yaşadığımız şehire getirmiştim. Sabahlara kadar süren sohbetlerimiz olmuştu. Ercümend Ağabey'i dinlemek çok zevkli bir şeydi. Hem bizi eğlendiriyor, hem de kendisinden çok şeyler öğreniyorduk. İktibas dergisine abone olmamız ise Ercümend Bey'in Almanya'ya gelmesinden bir kaç ay öncesine tekabül ediyordu. Hem Erümend Bey'den, hem de İktibas Dergisinden az faylalanmış sayılmayız. İktibas'ın ciltleri raflarımızda ömemli bir yer işgal etmekte ve ansiklopedi işlevi görnektedir. Üniversitelerde verdiğimiz seminerlere daha detaylı hazırlanmamıza da katkısı olmaktadır. İktibas demek, Ercümend Özkan demekti. İktibas'taki bir yazının altında "İktibas" kelimesini gördüğümüzde, bu yazının Ercümend Özkan'a ait olduğunu hemen anlardık. Zaten kendisi de, altında "İktibas" yazan yazıların kendisini bağladığını vurgulardı.

Ercümend Bey'i Almanya'ya her gelişinde bir kaç gün evimde misafir ederdim. Onu ağırlamak bana şeref verirdi. Ercümend Bey'le çok anılarımız oldu. Burada uzun uzun anı anlatamam. Vefatından iki hafta önce kendisine bir konuda fax çekmiştim. O da yarım saat içinde cevabını bana faxlamıştı. Vefat haberini duyduğumda, sanki vücudumdan bir parça kopmuş gibi olmuştum. Kimi arkadaş1arın kendilerini tutamayarak ağladıklarını da haber aldım.

Son günlerinde Ercümend Bey yılda birkaç kez Almanya'ya geliyor ve muhtelif şehirlerde kavram çalışmaları yapıyordu. Dersler de video bantlarına çekiliyordu. Ercümend Bey'in kavramlara verdiği anlamlar gerçekten okumaya veya dinlemeye değer. Bir dinin veya bir disiplinin kavramlarını doğru anlayamayan kişi, o dini ya da o disiplini doğru anlayamaz. Kavram alanında Türkiye'de çok az çalışma yapılmış ve bu çalışmaların en seçkini Ercümend Bey'inkidir.

Hamasi duygularla söylemiyorum. Kur'an nesli olma iddiasındaki Türkiye'1i müslümanların bugün ulaştıkları zihinsel niteliğe, Seyyid Kutub'un, Mevdudi'nin katkısı neyse Ercümend Özkan'ınki de kanımca odur. O, Türkiye'de İslami şuurlanmayı ilk başlatanlardandır. Bir gerçeği ifade etmekle dilimiz aşınmaz. Sonrakilerden ilkleri geçenler elbette çıkabilir, çıkmalıdır da. Ama bunlar, ilklerin yerini hiçbir zaman tutamazlar. ilklerin yeri müstesnadır.

Ercümend Bey, alim ve mücahid birisiydi. Kur'an mantığını çok iyi kavradığı gibi, her konuda birikimi vardı. İktibasın her sayısında da olduğu gibi, dünyadaki gelişmelere, arka sebepleriyle birlikte çok güzel yorumlar getiriyordu. Hatta ileriye dönük tahminleri çoğu kez tutuyordu (Sovyetler Birliği'nin dağılacağını on yıl önce haber vermesi gibi). O, bazıları gibi mahkemelerde hakim önlerinde ifade değiştiren ve korkudan abdestini bozanlardan değildi. O, mahkemelerde bile inançlarını müslümanca haykıran ve bunun için erkekçe en az on yıl hapis yatan biriydi.

O, her esen rüzgardan etkilenen ve yaprak misali oraya buraya savrulan birisi de değildi. O, tavizsiz bir çizginin sahibiydi. O, Hz. Ömer (r.a) gibi celaletli (voltajı yüksek) oluşundan dolayı etrafındakiler bazen dayanamıyor ve çareyi kaçmakta arıyorlardı. Ercümend Ağabey, yerine göre de çok yumuşaktı. Aramızda çok yaş farkı olmasına rağmen arkadaşımız gibiydi.

O, çok cömert birisiydi. Kardeşlerini çok düşünürdü. Almanya'ya her gelişinde hediyesiz gelmezdi. "Almanya'daki kardeşlerim üşümesinler" düşüncesiyle getirdiği yün kazaklarını hiç unutmayız. Bırakın Almanya'yı, o kazağın içinde Kuzey Kutbunda bile üşümezsiniz.


Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
eksi not | artı not

busy
 
< Önceki   Sonraki >