|
Dünya 20. yüzyıla 13 asırlık uykudan uyanmış bir İslamla girdi. Önce Mısır'da H. EL BENNA ve S. KUTUB Müslüman Kardeşler hareketi ile sonra Pakistan'da MEVDUDİ Cemaati İslami Hareketi ile bu uyanışın müjdecisi oldular. Gerçekten de bugün Mısır'da yaşayan bir gence, Mısır'daki İslami gelişmenin temelini soracak olursanız S. Kutub ve H. El Benna cevabını verecektir. Keza Pakistan'daki genç aynı soruya kendi ülkesi bakımından Mevdudi cevabını verecektir. Türkiye'de yaşayan bir genç olarak bana böyle bir soru sorulursa diriliş müjdecisi olarak tereddütsüz Ercümend ÖZKAN diyebilirim.
Kur'an ve Sünnet bağlısı Ercümend Özkan'ın mücadelesini ben bilinçli olarak üniversite yıllarında tanıyabildim. Hurafelerden arındırılmış bağımsız ve bağlantısız bir İslamı temsil ediyor oluşu beni kendisinin müdavimi kılmıştı. Ercümend ÖZKAN ve İktibas bugüne kadar Tevhid mücadelesinin bayraktarlığını yaptı. Ama her bir tarikat ve hizbin yaşayan dünya dini haline geldiği ülkemizde katışıksız İslamı anlatmanın zorluğunu yaşadı.
Günün modasına uyup eli kalem tutan kimi müslümanlar gibi oportünist olmadı. Evet onlar gibi birbirlerini küfürle itham eden ikilikler yapmadı. Doğru neyse onu savundu. Ne yazık ki pek çok müslüman kardeşimiz işte bu gerçeği kavrayamadıklarından, Ercümend ÖZKAN'ı sert olmakla, cemaatlerle işbirliği yapmamakla veya asgari müştereklerde birleşmemekle suçladılar. Allah aşkına yumuşak mı olmalıydı? İşbirlikçi mi olmalıydı? Ortada azami müşterek Kur'an varken asgari müştereklerde birleşmek de neyin nesi oluyordu? Biz hep bu tavizkar kafayla ülkemizde ekmek parasını, makam ve mevkii put haline getirdik. Bunu en değme cemaatlerimiz kadrolaşma uğruna yaptılar hala da yapıyorlar.
Diğer yandan Ercümend ÖZKAN'ı yalnız olmakla itham ettiler. Gözleri niteliksiz yığınlar görmeye alışmış bu insanlardan başkasını bekleyemezdik zaten. Zira onlar için keyfiyet pek bir anlam ifade etmiyordu. Oysa Ercümend ÖZKAN da biz de biliyorduk ki bir hareket kemmiyet olarak dağlardan daha heybetli görünse de keyfıyet olarak çukur niteliğini haiz ise o hareketin başarıya ulaşması en azından İslam nazarında mümkün değildir.
Ercümend ÖZKAN bu ülkede birilerine yanlış yolda olduklarını defaatla tekrarladı. Ama onlar kendilerini temize çıkarmak için birkez olsun Kur'an ve Sahih Sünnetten delil getirmediler. Şu veya bu alimin uygulamalarını yahut rüyalarını dayanak yapmaya çalıştılar. Yaptıkları aşağılardan yukarıları kavramaya çalışmaktı. Ercümend ÖZKAN böyle bir yanılgıya düşmedi. Allah ondan razı olsun ki bize de bu yanılgıya düşmemeyi öğretti. Allah mekanını cennet eylesin, bizlere de İslam üzere ölmeyi nasip etsin.
|