Ercümend Özkan Sitesi - İlay-ı Kelimetullah uğruna istikrarlı ve tavizsiz bir mücadele

Dinamit Programları

Dinamit Programi Kanal DDinamit Programi Kanal 6
Buradasınız:Ana Sayfa arrow Hakkındaki Yazılar arrow Bir nefer daha yitirdik
  • Decrease font size
  • Default font size
  • Increase font size
  • default color
  • green color
  • blue color
Bir nefer daha yitirdik PDF Yazdır E-posta
Yazar Mehmet Akşit   

Bir kalp krizi soncunda vefat eden Ercümend Özkan'ı 25.01.1995 günü Ankarada toprağın kucağına teslim ettik. Haşre kadar cesedine mekan olacak kabrinde ve hesap gününde Rabbimden mağrifetler niyaz ederim.
Her beşer gibi doğdu, yaşadı ve Rabbine döndürüldü. Sevenleri çoktu, sevmiyenleri de çoktu. Ercümend'i sevenlerin sevgisinin bir katresi sevmi-yenlerin buğzunun binlerce katını dahi ihata edecek bir güçtü. Çünkü sevenlerin sevgisinin vesilesi İslam idi. Ve Ercümend dost, düşman, ahbab, yaren hepsini bıraktı gitti, Rabbine kavuştu.
Alem içinde küçücük cismiyle büyük inancıyla İslam sevdalısı bir kardeşi acel ecel pençesinde ebedi hayatın kapısından uğurlamak elbette biz sevenlerine hüzün verdi. Hüznümüz ölümünden değil, bir dava askerinden daha mahrum kalmanın eksikliğindendir. Eceli ensesinde hiç ulunmayan bir müslüman beklediği sona vasıl olmuştur. Dünya misafirliği sona ermiş asli yurduna dönmüştür. Allah (cc) rahmet eylesin.
Malumatların dinin yerini aldığı, vahyin hakikatinin unutulduğu bir toplumda Ercümenti anlamak hayli zor bir işti. Tabuların kudsiyetlerine mertçe tavır koyan bir nefer elbette tabuların gazabına uğrayacaktı ve çok çok uğradı. Malumatlar gerçeklerin, zanlar bilgilerin, menfaatlar de fedakarlıkların önünde dikenli tel örgüleri değilmi? Tembellik çalışmanın, cehalet ilmin, hayal gerçeğin, ahmaklık hamiyyetin taklid de tefekkürün belası değilmi? işte Ercüment bu tel örgülere yüklendi, bu belalara dalaştı.
Ama O yüce insan yılmadı, bıkmadı, ve kork-madı. Çünkü birtek amacı vardı: Vahyi anlamak ve anlatmak. Evet O çetin bir yol seçmişti kendine. Bu çetin yoldaki engelleri, tel örgüleri ve dikenleride görüyordu. Ama bu yolda güller ve çiçekler de vardı ki bunlar O'na güç veriyordu.
Düşünmek zor iş. Tefekkür ağır bir yük. Ercüment bu zor işi meslek edindi. O bu ağır yükü oluzladı. Batılın hak ile karma karışık olduğu bir toplum yapısında Hakkı arayıp bulmak pekçok batılla savaşmakla mümkün. Bu nedenle elbette O da pekçok hatalar ve yanlışlar yaptı. Hatta pekçok
hakkı batıl diye reddemiş olabilir ve yine pekçok batılıda halde diye kucaklamış olabilir. Ama Ercümend için değişmiyen tek şey hakkı aramaktaki samimiyetiydi. İhlaslıydı, gayretliydi ve yılmıyordu.
Ercümend yaşamının her anıyla hakka koşmaya gayret etti. Kardeş bildikleri küfretti, düşmanları da küfretti. Yalnız kardeşlerinin küfrüne buruk bir tebessümle bakardı ve kardeşlerini severdi. Şoveni sevmek, döveni sevmek hakkı aramaktaki bedeldi ve bu bedeli de ödedi.
Bir kardeşim birgün O'nun için "dili çok sivri" demişti. Ve ben de o sivri dilinden de Ercümendi seviyordum. O zaman kardeşimize "Ferhat, Şirinin aşkından sivri külünklerle sert kayalara saldırmıştı. Sende Ercümend gibi Islama aşık olursan sahte ilahlara bu taarruzu anlarsın" demiştim. Evel ifadesi bazen çok katı, tavrı sert ve dili keskindi ama O bu davayı yüklenmişti. Tabuların ordusuna karşı koymanın, batılla savaşmanın silahıda onun dili ve tavrıydı, inandığını dobra dobra söyler inanmadığımda reddederdi.
O'nun en büyük gayesi Islamı öğrenmek anlamak ve yaşamaktı. Doğru diye öğrettikleri yanlış, hakk diye sunduklan batıl olarak karşısına çıkınca O gerçek İslamın doğrusunu ve hakkını aramaya kendisini adadı. Hayatını Islamı anlamaya ve yaşamıya vakfeden bir kardeşi kaybetmek bize acı verir, hüzün verir. Çünkü cismen tanışmadığım bir neferi kaybetmekle islam ordusunun bir nefer daha eksildiğini biliyorum.
Maksadımız Ercüment Özkan gibi bir insanı övmek değil. Onu kutsamak hiç değil. Sevenlerinin sevgisi, sevmeyenlerinin buğzu kendilerine ait. O'nun amel ve hayalıda kendisine aitti. Kimse O'nun amellerinin muhasebesine görevli değil, istediğimiz tek şey Ercümendi, Ercümend olarak anlamanız. Müslümanlardan da istediğimiz "Sevgi Allah (cc) için, Buğz da Allah (cc) içindir" ölçüsünden ayrılmamalarıdır.
İslam ordusundan bir nefer daha yitirdik. Rabbül-Aleminden Islamın asli hüviyetiyle müslümanlara "din" olması ve yitirdiğimiz kardeşimize de rahmet niyaz ediyoruz.

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
eksi not | artı not

busy
 
< Önceki   Sonraki >