Ercümend Özkan Sitesi - İlay-ı Kelimetullah uğruna istikrarlı ve tavizsiz bir mücadele

Dinamit Programları

Dinamit Programi Kanal DDinamit Programi Kanal 6
Buradasınız:Ana Sayfa arrow Hakkındaki Yazılar arrow Sensizlik Olmasa
  • Decrease font size
  • Default font size
  • Increase font size
  • default color
  • green color
  • blue color
Sensizlik Olmasa PDF Yazdır E-posta
Yazar Davut Selman   

 (Firakından beş gün önce kırk dakikalık bir tanışma ve ardından...)

 

Daha önce de duymuş­tum bu sözleri. Bir yığın söz işte... Dinlerdim hep şaşkın ve anlamsızca. Bir türlü anlamlı gelmezdi bana. "Allah'ı" der­dim, "hiç mi yaşayandan duy­mayacağım"... Ve bir başı­boşluk ve yalnızlık... Ve dualar: "Allah'ım malını ve canını senin için feda eden; kınanmaktan korkmayan... sözleri bir mızrak gibi hedefleyen... yok mu hiç?". Bulamamıştım kendice arayışıda. Çok kişi tanımıştı oysa aynı sözleri söyleyeni. Ve hele yapmadıkları şeyleri söy­leyeni. Ve bir başıboşluk ve yalnızlık içindeyken... Güya te­davi için gelmiştin. Meğerse benmişim hasta olan, geç farketti. Ve sen damarları tıka­nan... Göğsünde tonlarca ağrı hissi olan... Buna rağmen dip­diri ve dinamik... Önceleri tıb­ben bir türlü izah edemedim. Bu güç bu dinamizm ne ki? Ne ki tıkanan damarlara rağmen hayat fışkırtan? Meğerse ne de çok cahilmişim ve bilmezmişim imanın kudretini. Ne garip tecelli ki hasta kalbimi sen tedavi etmeye gelmiştin.

Ne muhteşem bir davetçiydi ve ne güzel bir tebliğci... Bir bir ruh damarlarımı açtın... Kırk dakikada kırk yılı yaşadım se­ninle. Saniyeler sanki saat gibi geçti... Büyüledin beni... ve şaşırttın da... Sen hasta değil­din sadece damarlarındı tıka­nan. Oysa ben; bendim hayat damarları tıkanan. Gençliğim bir ihtiyarlıktı sanki. Senin yaşın ise gençlikti asıl... Allah'ım ne kadar dolu yaşıyordun... Adeta canlı bir Kur'an, yasayan bir Kuran... Her anında bir başka lezzet tattım. Tamam dedim nihayet aradığım bu... Bu olmalıydı malıyla ve canıyla mücadele eden... Bu olmalıydı İslam eri... Ve bu olmalıydı geçen andan farklı yaşayan... Ve bir mutluluk ardından. O kadar güçlü bir bağla bağladım ki sana. Senin yokluğunda seninle hep yaşadım. Ve mesajınla... Ve sende bir ayrılık havası... diriliğini yitirmeden... Evet sezmiştim kör sezgilerim­le bunu. Bir daha yüceldin karşımda. Bir kez daha büyüledin beni... Ama bilemedim çok ta aceleci olduğunu. Bana demiştin "paylaşacağım yalnızlığını" ve bir fotoğrafını ver­miştin, ayrılacağını bilircesine sanki.

Ömrümün en tatlı ve mutlu anlarıydı sanki. Ömrü­mün en tatlı ve utlu anlarıydı o dakikalar... Yeniden doğmuştum... Sanki su serpmiştin canlı bildiğim ölü ruhuma. Ah... ne olurdu aceleci davranmasaydın... Ve duyuşum firakını... Sanki zaman durdu ve gökler yıkıldı başıma... Bildim çünkü neler yitirdiğimi. Yalnızlığım... kahrolası yalnızlığım... meğer­se ne de yakınmış. Seni tanımayışımı affetmeyeceğim. Seni anlamamak ne büyük hüsran...

Ey! Kur'an hâmisi

Ve canını feda eder O'nun yolunda...

Bir hafta için, o tattırdığın duygular için

Binlerce teşekkür... ve binlerce teşekkür cömertliğin için. Gözyaşlarım seni hatırlata­cak bana hep...

Ve seni hiç unutmaya­cağım... Ey yürekli insan: Ercümend ÖZKAN...

"Rabbim üzerime sabır yağdır ve mümin olarak öldür beni."

İKTİBAS / ŞUBAT - MART 1995

 

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
eksi not | artı not

busy
 
< Önceki   Sonraki >